.

Ana Sayfa - Profilim - Arşiv - Arkadaşlarım

KanalBiz , YeniParti,BizKaçKişiyiz, - Tarih: 11/2/2009 Yazan: "Dünyada her millet icraatine tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine ortak sayılır." M. KEMAL ATATÜRK
kanalbiz kanalbiz
10 Şubat 2009, Salı logo logo
<_script /> var secili_manset = 0; var sonraki_manset = secili_manset + 1; var manset_sayisi = 8; var manset_degisme_suresi = 5000; var mansetTimeout =1; function manset_degistir(i) { if(i >= manset_sayisi) i = 0; dgid("manset_"+secili_manset).style.display = "none"; dgid("manset_"+i).style.display = "block"; dgid("manset_serit_"+secili_manset).className = "serit_pasif"; dgid("manset_serit_"+i).className = "serit_aktif"; secili_manset = i; sonraki_manset = i+1; manset_degistirmeyi_birak(); } function manset_degistirmeyi_birak() { clearTimeout(mansetTimeout); } function tekrar_manset_degistir() { mansetTimeout = setTimeout("bir_sonraki_manset()", manset_degisme_suresi); } function bir_sonraki_manset() { if (mansetTimeout) { manset_degistir(sonraki_manset); mansetTimeout = setTimeout("bir_sonraki_manset()", manset_degisme_suresi); } } setTimeout("bir_sonraki_manset()", manset_degisme_suresi); <_script />
<_script /> x = 375; //Genişlik <_script /> <_script /> <_script />

Gemideki tek kadın bendim
Fırtınalı bir yaşamın ardından durulan ve şu sıralar “Cine Klip” programıyla izleyici karşısında olan Tamay Kılıç...

635 milyon yıllık fosil bulundu
Kaya katmanları arasında bulunan 635 milyon yıllık hayvan fosili bilim adamlarını şaşırttı.

Bellek kartına yeni rakip!
USB bellek, bellek kartı derken şimdi de Vmedia: Ufacık bir optik diskin başarılı olma şansı var mı? Teknoloji firmaları...

Şampiyon adayı F.Bahçe
Dünyanın en iyi 15 teknik direktörü arasında gösterilen Ljupko Petroviç, Türkiye'de şampiyonluk adayının F.Bahçe...

Mesut Özil: Herkes saygı duysun
Tercihini Alman Milli Takımı'ndan yana kullanan Werder Beremen'in başarılı oyuncusu...

YouTube'dan bir yenilik daha
Popüler video paylaşım sitesi YouTube küçük yenilikler yapmaya devam ediyor. İşte son sürpriz.

!f İstanbul gümbür gümbür geliyor!
8. If İstanbul AFM Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 12 - 22 Şubat 2009 tarihleri arasında...

Lens TV yolda
Gelecek bilimcilerin tahminine göre,10 yıl içinde kontakt lens gibi göze takılan televizyonlar hayatımıza girecek.

Nesrin Topkapı'dan ders alıyor
54. Eurovision Şarkı Yarışması'nda “Düm Tek Tek” adlı parçasıyla Türkiye'yi temsil edecek olan...

İhanetin kanıtı
Yananlı eşinden ayrıldığı konusunda iddialara cevap vermeyen ünlü mankenin Fransız yönetmen Ramin Matin ile aşk...

90 Bin Adet Bandrolsüz Cd imha edildi
Şanlıurfa'da Gerçekleştirilen Operasyonda 90 Bin Adet Bandrolsüz Cd Ele Geçirildi.

İki güneşli gezegen
Güney Kore Astronomi ve Uzay Bilim Kurumu ile Chungbuk Üniversitesi gök bilimcilerinin ortaklaşa...

Ölümcül İçgüdü Cesar'ı zorluyor!
Ölümcül İçgüdü 27 Şubat’ta Paris’te sahiplerini bulacak olan Cesar Ödülleri’nde 10 dalda...

Baros'a Ada'dan talip çıktı
Süper Lig'in ilk yarısında ortaya koyduğu performans ile herkesin beğenisini kazanan Milan Baros'a Premier Lig'den talip çıktı...

Hayatını yazdı yapımcı arıyor
Deniz Seki 'aşk' filmi senaryosu yazıyor. Hayatından esinlendiği film için yapımcı arayan Seki, Çağan Irmak'a göz kırpıyor.
:: SICAK HABER
» Pakistan'da havan saldırısında 12 sivil öldü
» 5 engelli çocuğa kaymakam sahip çıktı
» Büfe sahibi işyerinde 17 yerinden bıçaklandı
» Havalimanında can pazarı
» Sahaya köpek girince

Mesut Yılmaz'ın partisi hazır
Rize Bağımsız Milletvekili Mesut Yılmaz, AKP'ye karşı mücadele edebilecek, iktidara alternatif olabilecek güçlü bir...

Yoksulluk sınırı 1.404 TL
Türkiye Kamu-Sen’in araştırmasına göre, çalışan tek kişinin yoksulluk sınırı Ocak ayında 1.404 TL 66 Kr’ye yükseldi.

'Süleymaniye serçesi.'
Devlet Bahçeli, grup toplantısında konuştu. Seçim öncesi yapılan yardımları eleştiren Bahçeli, Egemen Bağışı 'çuval olayı' ile...

Şaşırtan diyalog
Tedavi gördüğü hastaneden dün gece taburcu edilen E.Tuğgeneral Levent Ersöz'ün avukatıyla savcı arasında şaşırtan bir diyalog yaşandı

Soba gazı faciası: 6 ölü
Tekirdağ'ın Çorlu İlçesi'nde sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenen 6 kişi hayatını kaybetti.

Üzmez'e şemsiyeli saldırı!
14 yaşındaki kıza cinsel istismarda bulunmakla suçlanan Vakit Gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez adliye çıkışında kadınların saldırısına uğradı.
:: GÜNDEM
Kreşte inanılmaz ölüm!
9 yaşındaki Kaan gündüz bakımevinde inanılmaz bir kazaya kurban gitti. Montunu giymeye çalıştığı sırada hayatını kaybetti.
» THY'de iki yeni atama
» Öğretmenevinde 2 tabanca ve bıçakla yakalandı
» Hızlı tren sefere 13 Mart'ta başlayacak
» Üniversite öğrencisi sobadan sızan gazdan öldü
:: SİYASET
Erdoğan Süleymaniye serçesi
Bahçeli'nin gündeminde yine 'çuval'vardı. Egemen Bağış'ın sözlerine değinen Bahçeli, Erdoğan'ı çuvalın kronolojisiyle vurdu!
» AKP'de istenmeyen adam
» AKP'linin otomobili kundaklandı
» Soylu bu kez ağır konuştu
» Kabinede sigara içen var mı?
:: EKONOMİ
BBDK'dan kriz değerlendirmesi
Dünya mali sistemi sallanırken Türkiye neden az etkilendi? BBDK'dan gelen tahminler önemli...
» Obama Kriz, felakete dönüşebilir
» Çin'in zenginlik alameti
» Sanayi yeni yıla kötü başladı
» Diş tedavisinde yeni dönem
:: YURT
MOBESE'de neler var neler?
Sivas'ta MOBESE devreye girdi faili meçhul olaylar aydınlatıldı. Kamelara neler yansımıyor k?
» GOP'lu hanımların kriz çaresi
» Market ve otomobile ateş açıp kaçtılar
» Kuduz köpek aynı aileden 11 kişiyi ısırdı
» Erkek öğrenciye taciz
:: DÜNYA
İsrail sandık başında
İsrail genel seçimlerinde oy verme işlemlerine başlandı. Seçimin iki ana rakip parti arasında başa baş geçmesi bekleniyor.
» Ahmedinejad'ın ABD zaferi!
» Pekin'de 44 katlı otel yangını
» Obama'ın ilk kazası
» Mübarek Türkiye'ye geliyor
:: SPOR
Fenerbahçe stresten öldürecek!
Aziz Yıldırım, "Roberto Carlos'u, Anelka'yı transfer ettiğime bile pişman oldum" dedi.
» Yıldırım'ın pişman olduğu transfer
» Platini'den para babalarına gözdağı!
» Birinci Lig'de hoca kıyımı yaşanıyor
» Galatasaray'da ipler gerildi




Öksürük deyip geçmemeli...
Öksürük, hava yollarını açtığı için aslında faydalıdır, ama uzun sürdüğünde zararlı olabilir.
<_script /> function YazarKutu(a) { *******YazarKutu1").style.display="none"; *******YazarKutu2").style.display="none"; *******YazarKutu3").style.display="none"; *******YazarKutu4").style.display="none"; *******YazarKutu5").style.display="none"; *******YazarKutu6").style.display="none"; *******YazarKutu7").style.display="none"; *******YazarKutu8").style.display="none"; *******YazarKutu9").style.display="none"; *******YazarKutu10").style.display="none"; *******YazarKutu11").style.display="none"; *******YazarKutu12").style.display="none"; *******YazarKutu13").style.display="none"; *******YazarKutu14").style.display="none"; *******YazarKutu15").style.display="none"; *******YazarKutu16").style.display="none"; *******YazarKutu"+a).style.display=""; } <_script />
» Tuncay Özkan
» Ali Sirmen
» Süheyl Batum
» Mine G. Kırıkkanat
» Ergin Yıldızoğlu
» Güray Öz
» Rıza Türmen
» Ender Sevinç
» Cüneyt Ayral
» Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu
» Erinç Yeldan
» Ümit Zileli
» Çetin Ünsalan
» Recep Ulutürk
» Tuğrul Yenidoğan
» Yiğit Turan



Tuncay Özkan
Tarihe övgü
Sevgililer günü makyajı
Şubat ayının en heyecanlı günü... sevgililer günü!kuşkusuz bu günün can alıcı renkleri ise pembeler ve kırmızılar!
Kusur kapatan hileler
Makyaj yaparken kullanılan belli kurallar ve yöntemler vardır. Açık Renkler hatları ön plana çıkartır, koyu renkler geri plana atar.
Güzel gülüşler uzak değil
Sağlıklı ve güzel bir ağız için dişlerini düzenli fırçalaman şart. Diş hekimi fobin varsa elinden geldiğince bunu yenmeye çalış.
Mideniz yanıyorsa dikkat!
Mide yanmasından mı şikâyetçisiniz? Öyleyse sindirimi kolaylaştıran, yanma hissini azaltan yiyecekleri tüketmelisiniz.
Yanlış bildiklerimiz
Sivilceler kalıcı iz bırakır mı, besinler yağ oluşumunu etkiler mi? İşte doğru bilinen yanlışlar...
<_script /> x = 600; //Genişlik <_script /> <_script /> <_script />
<_script /> <_script /> 2008 KanalBiz.com.tr

KanalBiz , YeniParti,BizKaçKişiyiz,tuncay özkan,silivri,başkan,memleket sevdalıları derneği
<_script /> var gaJsHost = (("https:" == document.location.protocol) ? "https://ssl." : "http://www."); document.write(unescape("%3Cscript src='" + gaJsHost + "google-analytics.com/ga.js' type='text/javascript'%3E%3C/script%3E")); <_script /><_script /><_script /> <_script /> var pageTracker = _gat._getTracker("UA-1432539-7"); pageTracker._trackPageview(); <_script />
********FARUK DEMİR -SARI SAÇLI MAVİ GÖZLÜM-2008 ,madımak,kizir oğlu,yuh yuh,İNDİR********ALBÜM-MADIMAK -YUH YUH-KİZİR OĞLU-MP3-ALBÜM - Tarih: 15/6/2008 Yazan: "Dünyada her millet icraatine tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine ortak sayılır." M. KEMAL ATATÜRK

SARI SAÇLIM MAVİ GÖZLÜM----MAHSUNİ ŞERİFİN TÜRKÜSÜ







ALBÜMÜ İNDİR:


http://rapidshare.com/files/114965161/Faruk_Demir___2008_.siMHa.rar

Sana Hasret Sana Vurgun Gönlümüz
Neredesin Mavi Gözlüm 
Nerde Nerde Nerdesin Dost
Bu Gemi Bu Karadeniz
Sarı Saçlım Mavi Gözlüm 
Nerde Nerde Nerdesin Dost

Ararım İzini Dolmabahçeden
Bir Daha Dönmezmi Bu Yola Giden
İçimde Sen ,Gözümde Sensarı Saçlım Mavi Gözlüm
Nerde Nerde Nerdesin Dost

Kurban Olam Yürüdüğün Yollara
Kara Peçe Yakışmıyor Kullara
Uyan Bak Bizim Hallara
Sarı Saçlım Mavi Gözlüm
Nerde Nerde Nerdesin Dost

Bulutlar Terinden, Dağlar Kokundan
Sarhoştur Sevdiğim Mahsuni Bundan
Bir Daha Gel, Gel Samsundan
Sarı Saçlım Mavi Gözlüm
Nerde Nerde Nerdesin Dost

http://rapidshare.com/files/114965161/Faruk_Demir___2008_.siMHa.rar

HERKES İNDİRSİN DİNLESİN ,DİNLETSİN

ALBÜMDEKİ TÜRKÜLERİN HAK SAHİPLERİ OLAN ECEVİT  VE MAHSUNİ AİLESİ TELİF HAKKI ALMAMIŞLARDIR ,bedava dağıtılabilir -

KAYNAK:FARUK DEMİR

KANAL B

http://rapidshare.com/files/114965161/Faruk_Demir___2008_.siMHa.rar

Bu topraklarda İngiliz'i isteyen Müslüman(lar)--yobaz satılmış dincilere -fetoculara - Tarih: 14/6/2008 Yazan: "Dünyada her millet icraatine tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine ortak sayılır." M. KEMAL ATATÜRK

Bu topraklarda İngiliz'i isteyen Müslüman(lar)


Fatih Altaylı’ya Teke Tek’te konuk olan bir üniversite öğrencisi, “Türkiye Cumhuriyeti kurulacağına keşke bu topraklarda İngilizler kalsaydı” ve “Bana Atatürkçülük adına zulmediliyorsa benden Atatürk’ü sevmemi bekleyemezsiniz” diyor.
Ne adına?
“-İslâm” adına..
İşte tam bu noktada aklımıza Kurt Ziemke’nin 1930’larda yazdığı bir kitapta özetle, “Kemalizm bizim sömürgeciliğimizin önünde büyük bir tehlikedir. Bu tehlikeyi bertaraf edebilmemiz için Kemalizm’in dinsizlik olduğunu yaymalıyız” itirafını hatırlıyoruz. Kabul edelim ki birileri Türkiye’de Atatürk’ün dinsiz, Kemalizm’in de dinsizlik olduğunu yaymayı başardı ve buna içimizdeki kalp Atatürkçüler de hizmet etti. Hatta birileri ne Türk, ne Müslüman, ne de Atatürkçü değiller iken hepsinden birden görünerek bu gaye için yıllar boyu gün yirmi dört saat mesai gerçekleştirdiler ve bu mesailer sonucu maalesef işte böyle bir Türkiye oluştu..
Ne ve kimler adına?
Elbete ki Haçlı, Siyonizm ve Emperyalizm adına.
Bir Müslüman, hadi İngilizlerin Vehhabiliği kullanarak İslâm âlemini ve Osmanlıyı paramparça ettiğini bilmeyebilir. 
Yine bir Müslüman, kurulduğu 1948’den beri her gün onlarca Filistinliyi katleden İsrail’i o bölgeye İngilizlerin yerleştirdiğini ve Siyonizm’in bir İngiliz ürünü olduğunu da bilmeyebilir. Hiçbir Müslüman’ın böylesine bir “Bilmezlik” lüksü yoktur, hele üniversite kapısına dayanmış bir Müslüman için tarihten bu kadar nasipsizlik asla hoş görülemez. İnsan hiç olmazsa dinin sahibi Allah’a müracaat etmez, “Allah ne demiş!” diye bakmaz mı? 
Bakmışsa, “Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden hoşnut olmazlar. ‘Allah’ın hidayeti asıl hidayetin ta kendisidir,’ (..) Sana gelen ilimden sonra, onların keyiflerine uyacak olursan, andolsun ki, senin için Allah tarafından ne bir yâr, ne bir yardımcı bulunur(Bakara, 120)” ve “Ey inananlar! Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır(Maide, 51)” gerçeğini görmez mi, gördüyse, nasıl “Keşke İngilizler burada olsaydı” diyebilir!
Bilmeliyiz ki, “Küfür tek millettir” . 
Türklerin kılıç artığı Haçlı Renaud’un iki hayali vardı. Biri Kâbe’yi ele geçirmek, ikincisi Medine’yi işgal edip Hz. Muhammed aleyhisselamın türbesini yıkmak.. 
Bu Haçlı, bu iğrenç amacına ulaşmak için Mekke’ye ilerlemekte olan bir Hac kafilesine saldırdı. Esir aldığı Müslümanları nefes almanın bile zor olduğu zindanlara, yer altı depolarına tıka basa doldurdu. Müminlere en ağır işkenceleri yaparken de şöyle diyordu:
 “- Hadi Muhammed’inize haber verin de gelip sizi kurtarsın!” 
Yıl 1181’di.
Aradan 738 yıl geçti.
İngiliz’i arkasına alan Yunanlılar Anadolu’yu işgale başladılar ve Haçlı Renaud esir aldığı Müslüman hacılara ne yaptıysa ondan daha fazlasını Müslüman Türk milletine yapmaya başladılar. Bugün, “Ankara’nın şerrinden Brüksel’in şefaatine sığınmak isteyenler” ve Türkiye Cumhuriyeti yerine bu topraklarda İngiliz hakimiyetini tercih edenler ninelerine Yunan ve diğer Haçlıların bu topraklarda kadın ve kızlarımıza neler yaptıklarını sorsun, öğrensinler. Çevrelerinde bir nine yoksa, bugünkü Irak’a baksınlar, Ebu Garib’e baksınlar..
Neyse...
Yunan, Osmanlı’nın ilk başkenti Bursa’ya doğru ilerlerken işte o, bu topraklarda olsaydı denen İngilizler Mudanya, Gelibolu ve Karamürsel’e asker çıkarttılar.
Uzatmayalım...
1920’de Yunan Bursa’ya girdi ve Venizelos’un çocukları doğru Osmanlı’yı kuran ceddimizin türbesine koşup sandukaları tekmelemeye başladılar.
Her tekme vuruşta şöyle diyorlardı:
 “- Kalk da ceddini kurtar!” 
Kâbe yolunda Müslüman Hacılara işkence eden Haçlı Renaud da ne diyordu:
 “- Hadi, Muhammed’inize haber verin de gelip sizi kurtarsın!” 
Haçlı Renaud’un kellesini ceddim Salahaddin Eyyubi bir kılıç darbesiyle düşürdü, Haçlı Yunan, İngiliz ve Fransız’ı da Mustafa Kemal geldikleri yere gönderdi..

______TUNCAY ÖZKAN NE YAPTI, NASIL YAPTI, NİÇİN YAPTI... - Tarih: 12/6/2008 Yazan: "Dünyada her millet icraatine tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine ortak sayılır." M. KEMAL ATATÜRK

TUNCAY ÖZKAN NE YAPTI, NASIL YAPTI, NİÇİN YAPTI...
Kanaltürk satılmak zorunda mıydı?
Tuncay Özkan kanalla birlikte “Biz kaç kişiyiz “hareketini de sattı...
Biz kaç lirayız, hatta biz kaç dolarız...
Kanaltürk’ü satan Tuncay Özkan vatanı da satar...
Tuncay Özkan kendisini de mi sattı?
Tuncay Özkan gizli Fetullahçı mı?
Tuncay Özkan Amerikan ajanıymış...
Tuncay Özkan Fetullahçılardan aldığı parayla bölünmeye yol açacak parti kuracak...
Tuncay Özkan bölücüdür...
Aslında Tuncay Özkan ....?

Gözlerim fal taşı gibi açılıyor duyduklarım karşısında... Bir mücadeleye adanmış kocaman bir hayat. Kimilerine kocaman gelmeyebilir. Kimilerine süresi, kimilerine içeriği dar gelebilir. Ama bana kocaman geliyor. Hele son 6 yılı... Hele bir de daha yapacaklarımı bilseler...

Kanaltürk’ü kurmak için çıktığımız yolculukta 2003, bizi nelerin beklediğini biliyorduk. Kanal bizim için bir araçtı. Amacımız Türkiye’nin nefesini kesen faşizme karşı durmak emperyalizmin Türkiye’yi bölüp parçalamasına engel olmaktı. Çok çalıştık. Kazandığımız ne varsa ve dahi canımızı ortaya koyarak. Hiç kimseden bir kuruş hibe ve yardım almadan, tamamen kendi paralarımızla, çıktık yola ve çok çalıştık ...

Türkiye’de çoğulcu sistemin devamı, parlamentoda tek sesliliğin engellenmesi ve özellikle CHP ile MHP' nin parlamentoda yer alabilmesi için çok çabaladık.
Peki bunları neden yaptık?

Türkiye’de zaman ve hafıza arasında inanılmaz bir sorun var. AKP iktidara gelmiş. Faşizm kol geziyor. Tuncay Özkan yani ben, Tayyip Erdoğan’ın Çankırı meydan konuşmasında dediği gibi rejimin cazgırı gazeteci olarak, kendisi yani AKP Genel Başkanı ve Başbakan olarak bastırınca, görevimden yuvarlanmışım. Çünkü Irak savaşına karşı çıkmışım. Wolfowitz ile Pearle Amerika’nın iki savaş bakan yardımcısı başında bulunduğum görevden ayrılmam için baskı yapıyor. Recep Tayyip Erdoğan bastırıyor. Tuncay görevinden yuvarlanıyor. Türkiye’de kimsenin gıkı çıkmıyor. Herkes sus pus... Hatta mutlular. Hele beni Amerikalılara gammazlayan gazeteci müsvetteleri çok mutlular..

Biz bir karar alıyoruz, dostlarımız, birlikte yolculuk yapa geldiklerimiz, geleceğe de birlikte yürüyecek olanlar: Televizyon kuracağız. Para kendi paramız. Kuruyoruz. Herkes kurma diyor. Kur diyene rastlamadım. Yayına geçerken faşistlerin yaptıklarını anlatamam. Hele bir tanesi yaptıklarını çok sonra “İdarenin takdiri kim karışır” diye açıkladı.

Sonra yol arkadaşlarımız çıkıyor ortaya. Örneğin CHP... Gidip reklam istiyoruz. Veriyor. Gerekli garantilerini alarak ama. Alacak. Her şey yasal... Her şey ortada. Her yıl CHP den aynı anlaşmalarla para alanlar sonra aslan kesilip vuruyorlar bize. Vursunlar :

“Örsle çekiç arasında ne kadar iyi ve çok dövülürsek o kadar çelik olacağız ya...”

Kanaltürk’de yayınlar yayınlar... Yetmiyor, 2003 yılının Mart ayında başlıyorum koşmaya. Türkiye’yi dolaşmaya karar verdim. Çıktım yola. İlk toplantı için bin kişilik salon istedim kırk kişi geldi.:

“Yürü git işine, AKP daha 20 yıl iktidarda gitmez” dediler. İkinci toplantı, salonda Fetullahçılar pusu kurmuş. 50 kişi aynı sorularla bastırıyorlar. Birine yanıt veriyorum diğeri...

Sonra Ankara Tandoğan’da 50 bin kişinin katıldığı ilk meydan mitingi.
Kanaltürk yayınlıyor hepsini. Sayılar artıyor durmadan. Fetullahçılar her yerde bastırıyorlar. Kanal ilk yıl 17 milyon dolar reklam geliri elde etti. Sonra AKP işadamlarını tehdit etti. Sonra kanal için ekonomik kriz başladı.
22 Temmuz öncesinde almak isteyenlerin ardı arkası kesilmiyor. Ben il il geziyorum, ilçe ilçe bastırıyorum: Türkiye’nin kurtuluşu için oyunuzu AKP ye vermeyin. Sağcıysanız CHP ye oy vermem diyorsanız MHP ye, solcuysanız CHP ye diyorum. Dile kolay 22 temmuz öncesi tam 468 konferans vermişim. Mitinglerin sayısı 22 olmuş. En büyüğü Çağlayan 4 milyon insan, en küçüğü Isparta bin 500 kişi. Ama ille de Antalya... Gökten yağmur bardaktan boşalırcasına yağıyor, bir tarlayı vermişler meydan diye, yerden de çamur akıyor, bileklere kadar gömülüyüz toprağa. İnaçla imanla bastırıyor Antalya, “Konuş durma konuşsana...”
Konuştum göz yaşlarımı sile sile...

Dile kolay tam dört yıl hiç susmadan Kanaltürk’de, sokaklarda meydanlarda toplantı salonlarında, mahkeme salonlarında, savcı karşısında hep konuştum.
Sus dediler. Bak susmazsan kanal gider dediler. Sat kurtul dediler.. Satmazsan.... dediler.

Adam geldi 22 temmuz öncesi al sana 125 milyon dolar, sat dedi. Ama şartım 6 ay miting yapma ve televizyona çıkma... Git dedik. Satmayız çünkü seçim öncesi bunu yapamayız. Ama çalışanların büyük kısmı maaş alamamaktan dertli. Reklam gelirleri düşüşte artık para gelmiyor.

Sokaklarda herkes önceleri korkarak sonraları sırtımızı sıvazlayarak mücadelemizi destekliyor. AKP canımıza okuyor. Baskı bitmiyor. Reklamlar tükendi. Çalışanların bir kısmı 22 Temmuz öncesi istifa etti.
22 Temmuz gecesi yayında, köşelerinde de yazdılar kavruldum sonuçlar açıklandıkça, yandım Türkiye’m için. Ertesi gün sokakta insanlar acıyan gözlerle baktılar gene bana.

Bir kısmı açıkça bitti işin artık canını kurtar dediler.
RTÜK birbiri ardına cezalar yağdırmaya başladı. 9+9+9+6+yayın durdurma karı. 3 gün de reklam yayınlamama yasağı. Gerekçe yanlı yayın. CHP lehine yayın yapmak.

Reklam geliri bitti.
Çalışanlar için artık namus ve onur işiydi Kanaltürk’ü yayında tutmak.
Direniş başladı.

Ben de kapı kapı gezip yardım istedim. Bütün kapılar kapalı idi. Herkes korkuyordu ve korkunun kralı Kanaltürk’e yardım edenleri affetmiyordu.
Mali incelemeler öyle bir hale geldi ki, şirketin bütün bilgilerini iktidar gazetelerinde yayınlamaya ve açıkça saldırmaya başladılar. Bir gün tam 38 müfettiş binada incelemeye geldi. Cezalar kestiler. Polisler güvenlik kameralarının açıları bozuk diye, itfaiyeciler baca temizliği yetersiz diye...
Düşündüm kendimce, bu faşistler karşısında ne yapmalı?
Tuncay Özkan ne yapmalı?

Borç gırtlakta. Kapılar kapalı... Çalışanlar huzursuz... Ama karar verdim, teslim olmak yok bu karanlığa. Partiler olsa da biz olmalıyız. Ordular yenilebilir ama millet yenilmezdi asla...

12 Eylül 2007 de Tuncay Özkan çok önemli açıklamalar yapacak ana haber bültenin de, diye alt yazı döndü Kanaltürk.

12 Eylül günü karar verdi RTÜK: Kanaltürk ün ana haber bülteni kapatılacak.
13 Eylül günü çıktım ve açıkladım ekranda. Herkesi çağırıyorum dedim, meydan meydan dolananları, Türkiye sevdalılarını, gelincikleri çağırıyorum. Gelin Türkiye’ye sahip çıkmalıyız. Biz Kaç Kişiyiz hareketini başlatıyorum.
Stüdyoda konuştum, yukarıya çıktım bende varım diye yazacağım internete, bir baktım ki üye numaram 30 binlerde.

Sonra Kanaltürk de her gece anlattım niye faşizme teslim olmayacağımızı.
1 milyon yürekli vatansever istedim, 1 milyon 300 bin kişi geldi.
Bende onlarla yeni bir kavga başlattım. Bugün geldiğimiz yerde onların Türkiye sevdası var. Onlar olmasaydı Türkiye faşizme teslim olurdu.
Vay sen misin bunu yapan. Artık maliyenin eli gırtlağımızda. Herkes peşimizde. Ergenekon nidalarıyla, Tuncay’ı tutuklayın naralarıyla dolaşıyorlar. Tam 6 aydır çalışanlar maaş alamıyor. İçerde isyan çıkıyor. Konuşuyorum anlatıyorum, ikna oluyor işe dönüyorlar. Çalışanlar ya sat ya sat diye baskı yapıyorlar. Konuşunca rahatlıyor, işe dönüşüyorlar. Ama artık zor çalışıyorlar.
Alın diye yalvarıyorum, kimse almıyor. Almak isteyenlere de “Ankara izin vermiyor”.

Belli ki artık binayı üstümüze yıktırmaya çalışıyorlar. Bina kiralık. Dört aydır ödenmemiş para... Avukatlar bastırıyorlar. Haklılar...
Çalışanlar bastırıyorlar , haklılar...
Vergi dairesi hacze geliyor, haklılar...
Kimse dönüp bakmıyor, haklılar...

Maliyeciler çay ve şeker satan dükkanın defterlerini incelemeye almışlar, dükkan sahibi çay ve şeker satmak istemiyor bize, haklı ve haklılar...
Film satan şirketleri arıyor maliyeciler inceleme yapacağız diye bastırıyorlar, haklılar...

Reklam verenlerin defterleri incelemeye alınıyor, haklılar...
Bedava film veren bir dost, arıyor maliyeciler, film verme diye, azarlıyor onları, maliyeciler haklılar...

Bütün kredi kartlarımız iptal edildi, eden bankalar haklılar...
Programlar için kanalda çekim yapacak kameraman kalmadı, dekorcu arkadaşları kameraman yaptık, çekimler kötü ama onlar haklılar...
Gidip konuşuyorum ama nafile kimse de para yok, haklılar...
Çekimlere çalışanlar gelemiyor artık, haklılar...
Biz kaç kişiyiz de para toplamak istiyorlar onlar haklılar ama ben karşı çıkıyorum bu yönteme, çünkü onların yöntemi bu Fetullahçıların ve diğer yobazların, ben haksızım, onlar haklılar...
İnternet sitesinin giderleri için yapın dedim reklam topladılar, 3 aylık para 150 milyar, haklılar...

Kavga devam ediyor bu sırada, ergenekon diye İlhan ağabeyi almışlar ,geldim, bir araya geldik Cumhuriyet demokrasi mabedi dedim, dedik , seni de alacaklar almalılar diye bağırıyor karşı koro ,haklılar...

Kanalın borçları vergi ve SSK çıkmış 12 milyon dolara, icra başladı, haklılar...
Programlarda başımıza geleni anlatıyoruz, anlamamışlar haklılar...
Türkiye’de demokrasi ve özgürlüğü savunan bir kanalı, zorla kapatıyor iktidar, sus pus olmuş ülke haklılar...

Danıştay’a başvurmuş RTÜK, 13. Daire Kanaltürk’ün yayınlarının durdurulmasına karar vermiş, savunmamız alınmadan, haklılar...
Maliye iki gün sonra yerinde satışla makine ekipmanı başkalarına devredecek, haklılar...

RÜTÜK yazmış fermanı, kapat vericilerin anahtarını diye, haklılar...
Maliye satışa geliyor, haklılar...
Çalışanlar para olmazsa artık bittik diyor, haklılar...
Can yoldaşlarımda artık ne diş kaldı, ne de tırnak, dayanamıyorlar haklılar...
Satın almak istiyorlar kanalı, ama alıcılar Fetullahçı, ne yapmalı?
Başka kimse almıyor, yalvarıyorum, rica ediyorum, alın diyorum bizden kimse almıyor...
Haklılar...
Bir Tuncay Özkan haksız...
Tuncay Özkan ne yapmalı?
Yanıt veriyor : “Ölmeliydi... Kanal onun başına yıkılmalıydı... Hapse girmeliydi...”
Kanal zaten başıma yıkılmıştı. Ölmek? Borçtan intihar yoluyla ölmem mi gerekiyordu? Ben genç ve yakışıklı olsa dahi hiç bir ölüyle yolculuk yapana rastlamadım. Oysa daha yapacaklarım ve karanlığa karşı söyleyeceklerim var. Faşistlerle bunu yapanlarla Türkiye’yi parçalamak isteyenlerle görülecek hesabım var. Ölmeyeceğim. İnadına yaşayıp inadına karşılarına çıkıp, savaşacağım. Ne dirim ne de ölüm bırakmayacak onların yakasını. Atatürk’ün sancağını onlara teslim etmeyeceğim. Yeni bir kanal kuracağım. Yeni bir çağın hesabını onlardan soracağım. Yeni bir siyaset, yeni bir Türkiye. Her şeye yeniden başlamayacağım. Yeniden. Ölmeyeceğim. Mali suçtan ben değil beş çalışan, yönetim kurulu üyesi arkadaşım girecekti hapse. Onlar girince para ödenmiş sayılmıyor ki. Borçlularla ne yapacaktık? İlla hapis diyorsanız, sevinebilirsiniz, bir kez daha mahkum olursam Tayyip Erdoğan’ın açtığı 500 davanın herhangi birinden, gireceğim hapse sevinebilirsiniz o zaman.

Kanaltürk satılmak zorunda mıydı?
-Zorundaydı. Ne yazık ki. Ama yenisi onları daha da sıkıntıya sokacak. Şöyle düşünün Kurtuluş Savaşında ateşler içindeki çocuğunun üzerinden örtüsünü alıp top mermisi ıslanmasın diye mermiye saran anne bu hareketi yaparken hangi duygular içinde olabilir. Bundan sonrası için yapacaklarımız ancak kanaltürk satılarak yapılabilirdi. tıpkı o anne gibi davrandık vatan sağolsun dedik.


Tuncay Özkan kanalla birlikte “Biz kaç kişiyiz “hareketini de sattı...
-Zırva tevil götürmez. Kanal ayrı, Biz Kaç Kişiyiz ayrı. Kanal Biz, Biz Kaç Kişiyiz in yeni kanalı olacak. Hem de ne kanal. Görenler parmak ısıracak.

Biz kaç lirayız, hatta biz kaç dolarız...
-Bunu diyen erdemsizlerin amacı kendi siyasal yolculuklarına adam toplamak. Tuncay Özkan ile Biz Kaç Kişiyiz arasına girmek ve adam çalmak. Onlar hakkında en ağır hakaretleri ediyorum. Ama onlar alınmaz. Onlar Kanaltürk’e de, Tuncay Özkan’a da Biz Kaç Kişiyiz’e de karşı çıktılar, çıkacaklar, yarın başka şeyler yapacaklar. Onlar mı verdi Kanaltürk’ün parasını, onlar mı kurdu Biz Kaç Kişiyiz’i? Onlar kim oluyor ki? Hala faşizme yağ yakanlar onlar değil mi?
Biz Kaç Kişiyiz karşısında yenilecekler. Bunu göreceğiz.

Kanaltürk’ü satan Tuncay Özkan vatanı da satar...
-Bunu söyleyen dostlar, evet asıl o dostlar sattılar bizi. Arkamızdan vurdular. Bizim "Vatan, Namus , Ahde Vefa" kavgamız büyüdükçe onlar da kendilerine gelecekler...

Tuncay Özkan kendisini de mi sattı?
-Tuncay Özkan‘ın ölüsü bırakırsa Mustafa Kemal’in sancağını, gelip tükürün mezarıma. Kanaltürk araçtı, amaç Türkiye’nin kurtuluşu. Bizi yolumuzdan kimse ve hiç bir oyun döndüremez. Ölmek var yılmak dönmek yok. Özgür ve tam bağımsız Türkiye için varız varolacağız.

Tuncay Özkan gizli Fetullahçı mı?
-Bu numara da bazı korkak solcu siyasetçilerle Fetullahçıların oyunu. Bunu söylüyorlar. Ama onlarla hesaplaştığımda, görecekler. Gizli , açık onlara gerçekleri göstereceğim... Gün gelecek...

Tuncay Özkan Amerikan ajanıymış...
-Bunu söyleyenler daha 22 temmuz öncesinde beni kahraman ilan ediyorlardı, kendileri için oy isterken. Utansınlar, aynaya nasıl bakacaklar.

Tuncay Özkan Fetullahçılardan aldığı parayla bölünmeye yol açacak parti kuracak...
-Bunlar öylesine bir kitle ki tam 26 yıldır aynı şeyi söyleyip bölünmeden aynı şeyi yapmaya devam ediyorlar. Onlara başarılar diliyorum. Çünkü ben artık iktidar istiyorum.

Tuncay Özkan bölücüdür...
-Hadi oradan diyorum...
Aslında Tuncay Özkan ....?
Bir halk çocuğu, devrimci, milliyetçi, devletçi, cumhuriyetçi, laik,halkçı ve anti emperyalist olarak ,bugün hüküm süren katiller demokrasisi, hırsızlar düzeninin bitmesini istiyor. Bunun için haksızdır. Evet Tuncay Özkan bunun için haksızdır.

Tuncay Özkan’ın halkla buluşmasına engel olunması zorunluluktur. Çünkü halkla buluşur iktidara gelirse...
Bunun için Tuncay Özkan’ a ve Biz Kaç Kişiyiz hareketine vurulmalıdır. Acımasızca vurulmalıdır. Yağmalanmak istenmelidir.
Umutlar dağıtılmalıdır.
Doğan güneş karartılmalıdır.
Vatan...
Namus...
Ahde vefa...
Ayaklar altına alınmalıdır...
Buradan söylüyorum, kavga bu düzenin hırsız ve katilleriyle, Atatürk aydınlığını hakım kılmak isteyenler arasındadır.
Bu kavgada bizim kaybetmemiz söz konusu dahi olamaz.
Biz bu kavgayı kazanacağız.
Mustafa Kemal, Sakarya’nın doğusuna çekildi diye savaş mı kaybetti?
Biz onun neferleri, yurttaşları savaş kaybetmeyiz.
Bu ilim, irfan ve vatan davasını da kaybetmeyeceğiz.
Bir süre sonra Tuncay Özkan’ın yaptığının nasıl bir stratejik anlamı olduğunu herkes görecektir.

Türkiye’nin, yeni çağının; bu en başlangıcında, yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır.Kimsenin kuşkusu olmasın.Türkiye ve Dünya, Türkiye’nin kurtuluşunun tanıklığını ederken, yeni başlangıcın gücünü de göreceklerdir.Korkunun krallığı yıkılacak ve korkak krallar devri bitecektir.Bu katiller demokrasisi hırsızlar düzeni mutlaka sona erecektir.
Yaşasın özgür ve bağımsız Türkiye...


Tuncay ÖZKAN

MEMLEKETİ SEN Mİ KURTARACAKSIN:__ - Tarih: 23/5/2008 Yazan: "Dünyada her millet icraatine tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine ortak sayılır." M. KEMAL ATATÜRK

MEMLEKETİ SEN Mİ KURTARACAKSIN:

Bir kısım ahali umudunu yitirmiş işimiz Allah'a kaldı diyor!

Bir kısım ahali zaten gözleri perdeli öteki alemden haber ve mehdi bekliyor!

Bir kısım ahali takiyeci, düzenbaz, yalancı yani en tehlikeli insan türü, yapıp ediyor başkasının üzerine yıkıyor,

Bir kısım ahali üzerine vazife edinmiyor, kurtarıcı ve kahramanlar bekliyor!

Bir kısım ahali cebine dokunmayan yılan bin yaşasın istiyor!

Bir kısım ahali önemli olan, borsa, istikrar, cüzdan diyor!

Bazıları için mezarlıktan geçerken ıslık çalmak iyi gelir normal olan uysal koyun olmaktır... Artık kaç kişi kaldı televizyonda izlediği programlara ağlayıp gerçekten ihtiyacı olana yardım eden?

Herkeste bir nasihatçi ebe var başkalarına akıl verip duruyor... Ortada bir sorun var, ortada büyük bir sorun var, bu yolun sonu zaten istikrarsızlık...

Çünkü artık bağımsızlığın söz konusu, ümüğüne binen emperyalist el sen ne zaman sesini çıkartacak olsan biraz daha sıkacak! İşte o istikrar zannettiğin şey uslu çocuk olduğun sürece efendilerinin sana lütfedeceği iki kap aş...

Mahkumuz artık bu düzene, mahkumlar gibiyiz göstereceğimiz iyi hali efendilerimiz taktir edecektir...

Örneğin Avrupa Birliği hiç almayacağı Birliğe alacağını vaatetmeye devam edecektir, işte AB sözcüsü ne zaman Türkiye cici çocuk olursa ensesini okşayacaktır, işte o zaman borsa yükselecektir...

Ya da Amerika, dost ve müttefik Amerika Türkiye'nin başbakanını ağırladığı beyazsarayda o başbakana bacak bacak üstüne atma izni verecektir... !

Tarımın biter, pirinç yetişmezse bulgur yesinler der başbakan, ve onu alkışlarlar... Yerli üretici pahalıya satıyor diye vatandaşa çiftçisini şikayet eder o başkakan, onun sevdalıları ayakta alkışlarlar...

Peki mazot ne kadar? Ya gübre, ya yevmiye, ya su, ya elektirik, ya vergi, ya banka faizi?

İthal ucuz pirinç getirtmiş büyük başbakan (!) gemilerde bekletiliyor, pahalı yerli pirinç almayın bekleyin onlar indirmezse fiyatı biz size taaaaa uzaklardan ucuzunu getiririz diyorlar... Büyük ve kahraman Amerikan'ın tarım katilleri...

Bu ülkenin kaderi bu ülkenin gerçek sahiplerinin elinde pirinçten sonra sıra diğer yerli ürünlere gelecek hemde büyük hızla... Nasıl görmek istiyorsanız öyle görürsünüz de birazcık geleceğide görebilseniz! Kendi kendine yeten Türkiye'den ucuz ithalatla övünen, çölleşen Türkiye'ye...

Peki bu dost ve müttefik efendiler bir gün bize kızarlarsa ne olacak, tahinimizi vermeyecekler uslu durmak lazım, dua et, ibadet et, cami yaptır, kuran kursu aç, televizyonlarda beyin uyutucu programlar yap, öteki alemden haberler bu alemden magazinler vatandaş uyusun...

Bağımsızlıkta neymiş!

Sibel Varol







emre kongar ve Sayın Figen Yanık ile Yozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe Üzerine Yapılan Söyleşi - Tarih: 23/5/2008 Yazan: "Dünyada her millet icraatine tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine ortak sayılır." M. KEMAL ATATÜRK

Tek yazıyla dünyayı değiştirebilirsiniz.

Emre Kongar, gazete yazılarını bir araya getirdiği "Yozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe" adlı kitabında, bu iki alandaki yozlaşmanın ancak ortak bir bilinçle çözülebileceğini vurguluyor.

Öğretim üyesi ve yazar Emre Kongar, Türkiye'de siyaset-medya-ticaret ilişkilerinde yaşanan yozlaşma ve bu üç alanın yeniden yapılanmasına yol açan radikal değişimlerin izinde kaleme aldığı yazılarını bir araya getirdi. Kongar, "Medyadaki yozlaşma sorunları, medyanın kendi iç hesaplaşmaları ve sistemin şeffaflığa doğru gelişme hızı çerçevesinde hallolacak. Birlikte geliştirebileceğimiz ortak bilinç ile bu yozlaşmaya karşı bir güç oluşturabiliriz" diyor.

* Yazılarınızda medya ve Türkçe'yi büyüteç altına alıyorsunuz. Her iki alandaki yozlaşma sürecinde neler gözlemlediniz?

İki ayrı yozlaşma gözlemliyoruz. İkisi üst üste binince tam bir felaket oluyor. Birinci yozlaşma Türkçe yozlaşması. Yazılı basından çok televizyonlarda çok daha egemen bir yozlaşma. Hem Türkçeyi hem cümle yapısını hem teleffuzları bozuyorlar. Yabancı dil egemenliğiyle İngilizcenin yozlaştırması var. Arapça sözcüklerde rastlanan hata çoğul sözcüklere çoğul ekler kullanarak oluyor. Örneğin "Hükümetin icraatları" deniliyor. Halbuki "icraatları" olmaz. İcra zaten tekil, icraat çoğul, icraatlar, lar lar oluyor. Bununla mücadele çok önemli ama başka bir yozlaşma ortaya çıktı. Bütün medyayı pençesine aldı: Siyaset, ticaret ve medya. Tabii buna bürokrasi ve tarikatlar da girerse yani "siyaset-ticaret-medya-bürokrasi-tarikat" yozlaşması gibi bir durum ortaya çıkıyor.

* Gazetecilik mesleğinin saygınlığı da bu yozlaşmadan payını alıyor mu sizce?

Medya mensubu olmak maalesef Türkiye'de politikacılıkla başa baş bir düşüş içinde. Bunun nedeni de genel bir yağma kültürünün hem siyasete hem de medyaya egemen olması. Siyeset ve medya topluma öncülük etmesi gereken iki alan. Okullar çok kötü, resmi egitim kötü, klasik liseler iflas ettiği için imam hatip okulları yaygınlaştı. Klasik eğitim iflas edince medya çok önemli bir rol oynamaya başlıyor. İnsanlar televizyon izleyerek veya gazete okuyarak eğitilir oluyorlar. Zaten kırdan kente göç eden gecekondu ailelerinin önemli bir bölümünde aile çocuklara öncülük yapamıyor. Medya kültürel ve dünyayı yorumlamakta ideolojik öncülüğe sahip. İdeolojik deyince herhangi bir "izm"i kastetmiyorum, dünyada neler olduğunu objektif vermek. Böyle bir görevi var ama bunu yerine getirmiyor. Siyaset de aynı biçimde. "Türkiye hırsızlar ülkesi oldu, politikacısı da böyle oldu" deniliyor. Değil. Hırsızlar hırsız politikacı seçiyor diye bir şey yok.
GELİR ADİL PAYLAŞILMALI

* Politikacıların görev anlayışlarında da bazı değişimler yok mu?

Politikacının görevi önderlik, liderlik. Neye önderlik? Daha iyi bir toplum için daha ahlaklı, daha hızlı kalkınan geliri daha adil paylaşan bir toplum için. Politikacı bu idealini bıraktı, mevcut yapıdan cebimi nasıl doldururumu düşünen bir önderliğe oturdu. Politikacı buna oturunca, medya da böyle bir yozlaşma içine girince en korkunç ittifak oluştu. Yağmacı politikacıyla yağmacı düzenin sözcülüğünü yapan ve ondan kendine pay almak isteyen bir medya ittifakı ortaya çıktı. Dolayısıyla hem medya hem politika fevkalade yıprandı. İşte bunun sonuçlarını 2002 seçimlerinde gördük. Seçmen ortasağ partileri tasfiye etti. Aynı şekilde birçok medya patronu hapse girdi. Bunlar medya ile siyaset arasındaki kirli ilişkileri banka sistemi aracılığıyla geliştirdiler. Bunlar da tasfiye edildi. Şimdi medyada yeni yapılanma tartışmaları var ki kitabımda üzerinde çok durdum.
CİDDİ BİR HUKUK DÜZENİ GEREKİYOR

* "Medyada yeniden yapılanma" düşüncesinde neleri vurguluyorsunuz?

Birinci husus geçmişinde ne kadar büyük hatalar yapmış olsalar da gazetelerin ve televizyonların bu hatalarını kabul edip temiz medya için bir tavır koymuş olmaları. Burada trajikomik bir olay var. Her grup kendisini aklıyor ve rakibi grupları suçluyor. Baktığınız zaman bu grupların hepsinin birbiriyle kavgalı olduğunu ve eleştiriler yönelttiğini görüyorsunuz. Aslında birbirleri hakkında yaptıkları ithamların hepsinin temeli var. Dolayısıyla ciddi bir hukuk düzeninde bu iddiaların üzerine gidilip araştırılması gerekiyor. Fakat orada başka bir tehlike ortaya çıkmaya başladı. Medya içindeki rekabet ilişkileri kirli siyaset ilişkilerine bağlı olarak tekelciliğe yol verir gibi bir tehlike göstermeye başladı. Ben bunu da sakıncalı görüyorum. Yani bütün gruplar yozlaşmıştır bir tek benim grubum iyidir diyen herhangi bir grubun tek başına radyo ve televizyona hakim olması Türkiye'yi mahfeder. Kirli medya ile siyaset ilişkileri ve bunun ittifakı çok kötü bir şey. Türkiye'de şu anda tek umut ışığı rekabetçi anlayışın yani farklı grupların medyada bulunması ve birbirlerine karşı denetim görevini yerine getirmesi.
ÖĞRENCİLER ADLARINI YAZMAYI BİLMİYOR

* Okullarda da öğrencilerin dilbilgisinin durumu çok vahim değil mi? Bilgi dışında dilbilgisinden kaç öğrenciniz sınıfı geçebilir?

Çocuklar daha adlarını soyadlarını doğru dürüst yazmasını bilmiyorlar. Ortaöğretim ve lise tam bir çöküntü halinde. Bunun da en önemli nedenlerinden biri üniversite giriş sınavları. Test sınavına göre hazırlanan sınavlar bütün lise öğrenimini test çözen öğrenci modeline göre şekillendiriyor. Bu modelde de maalesef Türkçe ve edebiyat, kendini ifade yetenekleri gelişmiyor.

* Okur yazarlık düzeyi düşük bir toplumda, gazete ya da televizyonlarda yapılan dil hatalarını vatandaşlar fark edebiliyor mu peki?

Toplumda genel bir yozlaşma olduğunda Türkçe'de de banka sisteminde de o genel yozlaşmaya karşı bireysel çabaların yanıt getirmesi çok zor. Türkçe gibi bir genel dilin yozlaşmasında bireysel çabalar fevkalade önemli. Zaman zaman benim karamsarlığa kapıldığımı itiraf etmeliyim ama bu benim kişilik özelliğimdir. Ben hiç etkisi olmayacağını bile bile tek bir yazıyla bütün dünyayı değiştirebilecekmiş gibi yazıyorum.

EMRE KONGAR Demokrasimizle Yüzleşmek REMZİ KITABEVİ - Tarih: 23/5/2008 Yazan: "Dünyada her millet icraatine tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine ortak sayılır." M. KEMAL ATATÜRK


Karşılıklı Bağımlığa "Evet", ama ya "Edilgen Bağımlılık?"

19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı, Mustafa Kemal'in Bağımsızlık Savaşı'nı başlatmak için Samsun'a ayak bastığı tarihi simgeler.

Endüstri Devrimi'ni kaçıran Osmanlı İmparatorluğu, iyice güçsüzleşmiş, Birinci Dünya Savaşı sonunda yenilerek, işgal edilmiş ve tarih sahnesinden silinmişti.

İşte Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışı bu yok oluşa karşı girişilen bir savaşın başlangıç tarihi kabul edilir.

Bu savaşı kazanan Mustafa Kemal Atatürk, daha sonra, bir din-tarım imparatorluğunu birkaç onyıl içinde çağdaş bir ulus devlete dönüştürme mucizesini de gerçekleştirecekti.

Böylece Türkiye hem bağımsız hem de çağdaş bir devlet niteliği kazanmıştı.

Soğuk Savaş döneminde Batı İttifakı'na katılan Türkiye bu İttifakın bir üyesi olarak ekonomik ve siyasal bağımsızlığını ittifakın öteki üyeleriyle paylaşmaya ve önemli ödünler vermeye başladı.

1991'de Sovyetler Birliği'nin çökmesiyle başlayan Küreselleşme sürecinde ise dünya ülkeleri birbirlerine daha da bağımlı hale geldi.

Tabii Türkiye de bu düzenin içinde gerek ekonomik gerekse siyasal bakımdan giderek başka ülkelere daha fazla bağımlı oldu.

Günümüzde Türkiye'nin ABD ve Avrupa Birliği ile olan ilişkileri "Karşılıklı bağımlılık" çizgisinden "Edilgen bağımlılık" ilişkisine doğru kayıyor.

Atatürk'ün Samsun'a çıkışından 89 yıl sonra, bağımsız ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti, hem bağımsızlıktan hem de çağdaşlıktan hızla uzaklaşan bir yola girmiş bulunuyor.

Önümüzdeki yıllar, Türkiye'nin bu yolda devam edip etmeyeceğinin belirleneceği zor bir döneme işaret ediyor.
http://www.kongar.org/
Atatürk Belgeseli | 776 MB | 384X288 - Tarih: 21/5/2008 Yazan: "Dünyada her millet icraatine tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine ortak sayılır." M. KEMAL ATATÜRK





Başarılı bir asker devrimci bir devlet adamı kendi kaderini ulusuyla birleştiren bir adam 1915 de Çanakkale'de ingilizlere tarihinin en büyük yenilgilerinden birini yaşattı 1918 yılında 1.Dünya Savaşın'dan yenilgi yüzü görmeden çıkan tek Osmanlı komutanıydı 4 yıl sonra halkını etrafında toplayarak emperyalist güçlerin desteklediği işgalci yunan güçlerini yendi ve ulusuna bağımsızlık yolunu açtı 1923 yılında Osmanlı imparatorlugunun yıkıntıları üzerinde Türkiye Cumhuriyetini kurdu ve ilk Cumhurbaşkanı oldu 6 ay sonra şeriate karşı mücadele başlatıp kazanan ilk lider oldu ektiği demokrasi tohumları sayesinde Türk ulusu içerde ve dışarda bir çok zorluklara göğüs geldi Stalin onu faşist kabul etti Hitler ve Musolini kominist olarak gördü bazılarıda diktatör dedi Halkı ise ona ATATÜRK dedi.

İndir/Download:

http://rapidshare.com/files/113530003/Atatuerk.part01.rar.html
http://rapidshare.com/files/112701501/Atat_rk.part02.rar.html
http://rapidshare.com/files/113856253/Atat_rk.part03.rar.html
http://rapidshare.com/files/113556825/Atatuerk.part04.rar.html
http://rapidshare.com/files/113535849/Atat_rk.part05.rar.html
http://rapidshare.com/files/113563818/Atat_rk.part06.rar.html
http://rapidshare.com/files/113576862/Atat_rk.part07.rar.html
http://rapidshare.com/files/113892442/Atat_rk.part08.rar.html

***** Kandırıldığımızı Söyleyenlere... ******** - Tarih: 18/5/2008 Yazan: "Dünyada her millet icraatine tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine ortak sayılır." M. KEMAL ATATÜRK

Biz kaç kişiyiz Sivil Toplum Platformu üyeleri olarak yazılanları anlamakta güçlük çekmekteyiz.Bizim kandırılıp kandırılmadığımızı nasıl bizden daha iyi biliyorsunuz ??

Biz bu konuda sanırım toplum olarak tecrübeliyiz.
O kadar çok aldatıldık ki;
Kimisi daha dindar olduğunu söylerek,kimisi daha milliyetçi olduğunu,kimisi daha liberal olduğunu,kimisi ekranlardan anahtar sallayarak,kimisi baklava tepsisi göstererek aldattı.Yani biz aldatılmanın her çeşidini gördük.Ama kimse bize bugüne kadar ahde vefa demedi.Vefanın bir semt ya da boza olduğunu sananlara,vefadan bahsetmek çok gülünç tabii.

Biz varlığımızı borçlu olduğumuz O yüce insana ve onun yanında bu vatanı kurtarmak için canını hiçe sayanlara ahde vefa borçluyuz.
Biz Ata'mızın bize bıraktığı güzel Cumhuriyetimize yeteri kadar sahip çıkamamış olmanın ezikliği ile gelecek nesillere özür boçluyuz,sizler gibi Cumhuriyeti numaralandıranlara etkin şekilde karşı çıkamamanın utancını duyuyoruz. Bu nedenle bizi yolumuzdan kimse döndüremez.Ne sizin yazdıklarınız ne de bundan sonra yazacaklarınız.Su akar yolunu bulur.Biz artık sel olduk geliyoruz.Aklınız varsa bu selin önünde daha fazla durmayın.Gaflet ve delalet içinde kendi satılmışlığınıza yanarak,kafanızı deve kuşu gibi kuma gömerek,servetinize servet katmaya devam edin.
Bizim yolumuz Atatürk'ün ışığı her evin penceresinden yanana kadar devam edecek.Ama siz yolun sonuna geldiniz.Farkında mısınız???

MEMLEKET SEVDALILARI DERNEĞİ
HALKLA İLİŞKİLER KOMİTESİ


Son Sayfa :: Sonraki Sayfa